hrmn-01Vücudumuzu sürekli etkileşim içinde olan hormonlar yönetiyor. Dış görünüşümüz, metabolizmanın işleyişi ve psikolojimiz, hormonların etkisi altında. Erkeğe oranla daha karışık bir yapısı olan kadın bedeni, yüzlerce hormon ve hipefiz bezi önderliğinde yaşıyor diyebiliriz. Eğer bu sistemde bir sorun olursa, kadın üzerinde güçlü etkileri oluyor.

Aslında vücudunuzda bir çeşit haberleşme içinde olan hormonlar, beyinle çevresel organlar ve diğer bezler arasında iletişim kurarak, metabolizmanın düzgün işlemesini sağlıyor. Kafatasının tam ortasında bulunan hipofiz bezi, bir orkestra şefi görevi görüyor ve kendi aralarında hiyerarşisi bulunan hormonları düzenliyor. Aralarında haberleşmenin olmasını sağlıyor. Ancak konu kadın olduğunda hormonlarda bazı değişimler oluyor. Hormonlar yumurtalıkları uyardığı için 3-4 haftada bir adet görmesi yaşanıyor. Yumurtalıklar uyarıyı alınca yumurta oluşuyor. Seçilen yumurta olgunlaşıyor ve tüplerden rahime doğru ilerliyor. Bu aşamada döllenme olması bekleniyor. Döllenme olmazsa, sistem adet görme haliyle temizlenip tekrar başa dönüyor. Adet görmek denilen bu döngünün koordinasyonunu hormonlar sağlıyor. Bir bilgisayar programı gibi çalışan bu sistem, her ay yeniden başlatılıyor. Vücuttaki tüm hormonların bir uyum içinde olması gerekiyor. Aksi takdirde bu uyumsuzluk kendini mutlaka gösteriyor. Mesela fazla stres altında adet gecikmesi veya atlaması mümkün olabiliyor.

İnsülin Direnci

Çağımızın salgın hastalığı olarak bilinen insülin direnci, genellikle polsitik over sendromu ile birlikte seyreden bir tablo oluşturuyor. Kadın metabolik sendromu olarak tanımlanıyor. İnsülin direncinin kadınlarda daha fazla görünmesinin nedeni de hormonlar çünkü kas ve kemik yapısı, kilo almaya, diyabete ve diğer hormon hastalıklarına karşı zayıflık yaratıyor.

Beslenme ve Egzersiz

hrmn-2Hormonların çoğunun kaynağı proteinlerin yapı taşı olan aminoasitlerden oluşuyor. Vücudun yeterince hormon üretmesi için protein alması gerekiyor. Cinsellik hormonları başta olmak üzere birçok hormonun kaynağı yağlardır. Hem bitkisel, hem hayvansal yağların dengeli biçimde tüketilmesi gerekiyor. Egzersiz hormon dengesi açısından önem taşıyor. Sadece düzenli yürüyüş dahi insülin direncini ve obezite riskini düşürmeye destek oluyor. Hormonları düzenliyor, kas kitlesini güçlendiriyor, vücut direncini arttırıyor ve psikolojik olarak destekliyor.

Hormonlar

Hormonal hastalıkların ve bağışıklık sistemi sorunlarının kadınlarda daha fazla görülmesi bir tesadüf değil. Hormonal sistemdeki oynamalar, bağışıklık sistemine dengesizlik getiriyor. Kadınlar karmaşık bir fizyolojik yapıya sahip oldukları için, sistemde bazı sorunlar oluşması da doğal oluyor.

Hamilelik kadınların bağışıklık sistemine müdahale eden bir süreç oluyor. Rahimde yeni ve vücuda yabancı bir canlı büyürken, plasentadan salınan hormonlar, annenin bağışıklık sisteminin çocuğa tepki vermesini engelliyor.

Menopoz

Yumurta oluşmadığını fark eden hipofiz bezi, yumurtalıklara oluşum için sinyal göndermeye başlıyor. Bu hormonal etki, damarda büzüşme ve kasılmalara neden olduğu için, kadınlarda ani sıcak basması, sıcak ortamda üşüme gibi belirtiler görülüyor. Bu ani hormonal değişimlerin yarattığı bedensel ve psikolojik değişiklikleri düşünürsek, kadınların depresif hastalıklarının, psiko-sosyal sorunlarının olmasına şaşırmamak gerekiyor.

Hormonal Bozukluklar

Adette 3 aydan fazla süren düzensizliklerin olması ve aşırı kıllanma, aşırı sivilcelenme halleri, hormonal bozukluk sinyali olabilir. Bacaklarda, göğüs ve kalçalarsa kırmızı ve mor çatlaklar olması, iştah kapanması ve kilo kaybı, kasık ve koltukaltı bölgelerinde tüylerin seyrelmesi, aşırı saç dökülmesi gibi belirtiler de hormonal hastalıkların işareti olabiliyor.

Hormonlar ve Görevleri

Hipofiz bezi: Tüm hormonları düzenliyor ve aralarındaki haberleşmeyi sağlıyor. Cinsellik hormonlarını salgılıyor.

FSH (Folikül Stimülan Hormon): Östrojen hormonunu tetikleyerek yumurtlamayı sağlıyor.

LH (Luteinizan Hormon): FSH’nin ardından devreye giriyor ve uygun yumurtanın olgunlaşmasını sağlıyor.

TSH: Tiroit bezini tiroit hormonu üretmesi için uyarıyor.

Prolaktin: Sütün salgılanmasını sağlayan hormon ve gebelik başladığından itibaren ortaya çıkıyor.

Oksitosin: Üretilen sütün fışkırmasını sağlayarak, emzirmeyi destekliyor.

Büyüme hormonu: Sadece çocukluğa ait değil. Diğer hormonlarla birleşerek kas kitlesini ve kemiklerin erimesini engelliyor, kan basıncını dengeliyor ve göbekteki yağların artmasını da sağlıyor.

T3 ve T4: Tiroit bezinden salınan bu hormonlar metabolizmayı ayarlıyor, vücuttaki tüm organların ve hücrelerin çalışma hızını belirliyor.

Östrojen: Kadınlık vasfını veren, bedensel yapıyı düzenleyen hormon. Hipofiz bezinin kontrolünden yumurtalıklardan salınıyor.

Progesteron: Yumurtanın rahim içinde kalmasını ve gebeliğin devamını sağlıyor.

Kaynak MSN Kadın

hemenrandevu_button_4_click